Islami nasslarda genislik

Islam'da süreklilik ve degisimi islerken, degisim vakiasina vurgu yapan unsurlar üzerinde duruyorduk. Bu unsurlardan birisi de süphesiz Islam'in farkli kültürlerdeki bazi degerleri kabul ettigi hususudur. Islam, fethedilen topraklarda yasayan halkin yerlesik bazi teamüllerini, kendi bünyesine intibak ettirerek almistir. Islam'in bu farkli muhitlerdeki insani ve evrensel degerlere karsi olan intibak kaabiliyeti, Islam hukuku adina bir genislik olarak addedilmektedir. Zaman, mekan ve tarihsel sartlarin degistigi her ortamda bu özellik Islam hukukçusuna yeni olaylar ve kültürler karsisinda büyük bir tevsi (genislik) imkani saglar.

Islam'in her ne kadar bütünüyle orijinal bir yapi arz ettigi bilinmekle birlikte, toplumlarin örf ve adetlerini de tamamen ortadan kaldirmadigi, dolayisiyla onlardan kendi bünyesine intibak ettirerek aldigi, aklin ve selim fitratin onayladigi pek çok örfi uygulamayi, insani ve ahlaki evrensel degeri tasvip ettigini de tarihten örnekleriyle bilmekteyiz.

Bu cümleden olarak denebilir ki, Islam'in birçok kurumu, Islam öncesi Araplarda, Iran ve Bizans'ta uygulaniyordu. Bunlara yeni muhtevalar katilarak alinmistir. Islam, tamamiyla geçmisin ve insanlarin tecrübe ve birikimlerini atmamistir. Kur'an, sünnetin ve selim aklin, fitratin kabul edebilecegi insani degerlerden her seyi ciddiye almistir. Çesitli bakanliklar, adalet müessesesi, divanlar, alisveris, kira, hibe, sulh, ipotek, mudarebe, muhakale, zirai anlasmalar, vb. birçok akit ve muamele sekli az-çok degisiklik arz etmekle birlikte, Islam'dan önce de vardi. Islam'in buradaki tavri, bu muamele ve akitleri bünyesine uydurarak tashih etmek, onlara Islami dünya görüsü katmak, Islam ahlakina uydurmak olmustur. Islam'in dünya görüsüne, itikadi ve ahlaki geleneklerine uymayanlar ise alinmamistir. Islam'in hizli ve barisçi yollarla yayilmasinin sirri, çesitli toplumlarda var olan muhtelif insani hayat tarzlarini resmen tanimis olmasi, onlari tamamiyle ortadan kaldirmaya çalismamasi ve onlari Islam'in dünya görüsü ve ahlakina uyacaklari kadar degistirmesidir.(1)

Hz. Ali(r.a.), Misir'a atadigi Ester'e göndermis oldugu talimatinda söyle yazmistir: "Asirlar öncesinden Misir halki arasinda olan ve hayatlarinin bir parçasini olusturan an'ane ve uygun hayat tarzlarini ortadan kaldirmaya çalisma."(2) Aslinda Hz. Ali bu referansi Kur'an'dan almistir. Zira Kur'an, insanin ve insan topluluklarinin yeryüzünü imar etmede kullandiklari metotlara, gelistirdikleri kültürel ve medeni unsurlara dikkat çekmekte, bu beseri tecrübelere göndermede bulunmaktadir. Kur'an pek çok yerde, çok yönlü bir insana; dini ve uygarligi kendisinde toplayan insana deger vermistir. Uygarliktan uzak, tek yönlü ruhban insana degil. Insanlarin uygarca yasama isteklerini görmezden gelen ve insani mükemmellikten uzaklastirmak isteyen kisiler ve zorba yönetimler ortaya çiktigi zaman Kur'an onlara, Allah'in tabiattaki nimetlerini kendilerine haram ettikleri ve insanlari medeniyetten uzaklastirdiklari için siddetle kiniyordu. Yani kisaca Kur'an, insanlik aleminde var olan uygarlik ve kültürün tümünü iptal etmek için degil, olan seylere tevhit yolunda yeni bir yapi kazandirmak için geldigini ifade etmistir.

Bütün bunlari, Islam'in degisen hayat sartlarinda ve farkli insan, kültür ve cemiyetlerinden evrensel degerlere ait, beseri, ahlaki ve dini her seyi ciddiye aldigini, degisimi yakindan gözlemledigini vurgulamak için ifade ettim. Simdi kim kalkar da, bunca degisime, gelisime ve zaman-mekan farkina ragmen, bu çagin problemlerinin, 14 asir evvelki sadr-i Islam'da da var oldugunu iddia edebilir? O zaman Islam'in evrenselligi nerede kalir? Bu, dünyanin dönmedigini, mevsimlerin olmadigini ve cografi hayat standartlarinin dünyanin her yerinde ayni oldugunu iddia etmek kadar abesle istigaldir.

Bu vakia, Islami nasslarin degisen hayat sartlari karsisinda aldigi açik ve genis tavri ifade etmektedir. Islam hukukçusu, nasslarin bu tevsi' kaabiliyetini hiçbir zaman gözardi etmez. Islam'in asirlarca farkli kültürlere, milletlere ve cografi sartlara adalet ve hassasiyetle hükmetmesinin sirri buradadir. Ve iste mevzuya girerken "degisim" kavramindan bahsederken, biraz da nasslarin zaman, mekan ve tarihsel sartlarda aldigi farkli yorum ve tatbik sekilleri ile tevsi kaabiliyeti kast edilmistir.

Dipnotlar:

1. M. Sebisteri, Akil ve Din, Objektif Yay., s. 46 vd.

2. A.g.e.

M. ENES ERGENE

ZAMAN, 30 Mayis 1997