Haram kazananin ikrami yenir mi?

Efendim, bugünün sartlari içerisinde hepimizi mesgul eden ciddi bir konu:

· Helalinden kazanmak, helal lokma yemek, çoluk çocugumuzun midesine haram lokma indirmemek. Bizim bas meselelerimizden biridir bu. Nitekim Hazreti Ömer (r.a.)'e nispet edilen su söz de bunu ifade etmektedir. Demis ki büyük halife:

· Namaz kilmaktan çivi gibi olsaniz, oruç tutmaktan da yay haline gelseniz midenizde haram lokma varsa beklediginize ulasamazsiniz. Evet, bu söz gerçegin ta kendisidir. Midemizde haram lokma olursa ibadetimizin zevkine varamaz layik olan sevabina erisemeyiz. Sadece borçtan kurtulma söz konusu olur, hepsi o kadar. Sevap çoklugu, bahis mevzu olamaz elbette. Bunun içindir ki alimlerimiz helal lokmayla iktifa edip haramlara düsmeme konusunda çok titiz davranmislar, bize de ayni titizligi tavsiye buyurmuslardir. Hadis-i serifin ikazi ise unutulacak gibi degildir:

· Kimin bedeninde haram lokmadan kaynaklanan et, yag parçasi olusmussa mahserde o et ve yag parçalari cehennem atesi karsisinda eritilir, bedenden böyle eritilerek alinir. Demek ki haram lokmayla beden beslenmemelidir. Çünkü haram lokmadan meydana gelen et yag kismi, cehennem atesi karsisinda tutularak eritilecek, beden böyle temizlenecek, bundan sonra helal lokmayla beslenmis kisim cennete gidebilecektir... Iste bu gibi gerçeklerden dolayidir ki, okuyucum kazancinda haram bulundugunu sandigi komsusunun evine gitmiyor, gitse de ikramindan almiyormus. Bunu da komsu fark etmis, meydana gelen tartismadan sonra konuyu bize yazmislar. Demisler ki:

· Kazancinda haram oldugu söylenen bir komsunun evine gidilir mi, ikramindan yenilir mi? Komsu hatiri için yesek haram lokmayla beslenmis olan bedenin cehennem atesine tutulacagini okuduk kitaplardan. Yemesek komsumuz olayi idrak etmiyor, yanlisa yorumluyor. Siz ne diyorsunuz bu konuda?.. Efendim, bastan da arz ettigim gibi bedende haram lokmadan kaynaklanan et, yag parçasi olmamalidir. Çünkü haramdan hasil olan kisim cehennem atesi karsisinda eritilmek suretiyle bedenden çikarilacaktir. Bu kesin. Bunu siz de okumussunuz. Bizler böyle inandigimiz içindir ki, ne devletin malindan çalabiliriz, ne de bir baskasinin servetinden gasp etmeye cesaretimiz olamaz. Uzak kalmak inancimizin geregidir. Komsumuzun kazancinda haram olma söylentisine gelince. Bu konudaki hüküm söylenti ile olmaz. Zan ile haramlik hasil olmaz. Bilgiye müstenit olmalidir. Sayet komsunun kazanci içinde haram da bulunuyor, helal de mevcut oluyorsa bakilir, harami mi fazla, helali mi? Helali fazla ise, o fazla olan helal kismindandir, diyerek ikrami alinir komsuluk ve dostluk korunur, bir kirginliga sebep olunmayabilir (Içki de satan bakkal gibi). Fikih kitaplarinda, haram kazanmis olan kimsenin yemegi yenilir mi, diye sorulan soruya, kazancinin çogu helalse yenir, seklinde cevaplar verilmistir. Biz de bu konuda biraz esnek davranma geregi duyuyor, komsuluk hukukunu gözetmeye gayret ediyoruz. Münasebetleri kesip de iyice harama kaymaya sebep olmaktansa, helal kisminin bulunacagini düsünerek irtibati kesmeyip tümüyle helale yöneltmeye niyet edebiliriz. Uzak kalip da bilgisiz birakmaktansa yakinlasip da rahatsiz etmeden düsünmesine sebep olmakta isabet olsa gerektir. Bizim komsuya, komsunun da bize ihtiyaci vardir. Birbirimize faydali olmamiz da komsulugumuzun bir geregidir. Bu sirada bazi seyler söyleyebilir, helal kazanca haram karistirmamak gerektigine isarette bulunabiliriz. Bu da onlar için bir düsünme vesilesi olabilir.


Ahmet Sahin

ZAMAN, 13 Mayis 1997