10: EMZİRME BÖLÜMleri

bölüm: 1

Ø neseb (soy) yönünden haram olanlar süt emme yönünden de haramdırlar

1146- Ali b. ebî Tâlib (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah neseb yönünden haram kıldığını süt emme yönünden de aynen haram kılmıştır.” (Nesâî, Nikah: 51; İbn Mâce: Nikah: 34)

ž Tirmîzî: Bu konuda Âişe, İbn Abbâs ve Ümmü Habibe’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ali hadisi hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve sonraki dönemlerden pek çok ilim adamı uygulamalarını bu hadisle yaparlar bu konuda aralarında farklı görüş olduğunu bilmiyoruz.

1147- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah doğum bakımından haram kıldığı kimseleri süt emme bakımından da haram kılmıştır.” (Nesâî, Nikah: 51; İbn Mâce: Nikah: 34)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bir kısım ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar bu konuda aralarında bir ihtilaf olduğunu bilmiyoruz.

bölüm: 2

Ø süt amcası amca yerindedir

1148- Âişe (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Süt emme yönünden amcam olan kişi gelip yanıma girmek için izin istedi. Rasûlullah (s.a.v.)’den emir almadıkça ona izin vermeyi kabul etmedim. Rasûlullah (s.a.v.)’i, yanına girsin o senin amcan yerindedir. Âişe dedi ki: O’nun karısı beni emzirmişti kocası değil dedi. Rasûlullah (s.a.v.)’de buyurdu ki: “O senin amcandır yanına girsin.” (Buhârî, Nikah: 118; Müslim, Rada: 2)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar ve Lebenel Fahli (yani süt emzirmeden dolayı süt emzirenlerin kocalarını haram kılmayı) hoş görmezler.

Âişe’nin hadisi bu konuda asıldır. Kimi ilim adamları da Leben-ül Fahle (yani süt emzirmeden dolayı süt emziren kadınların kocalarından korunmaları gerektiğine kanaat getirmişler) izin vermişlerdir. Birinci görüş daha sahihtir.

1149- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, iki cariyesi olan bir erkek hakkında şöyle soruldu: “Bu cariyelerden biri bir oğlan çocuğunu diğeri de bir kız çocuğunu emzirmiştir. Bu iki çocuk sonra birbirleriyle evlenebilir mi? İbn Abbâs dedi ki: “Hayır evlenmezler o iki cariye de aynı erkeğin döl suyu ile sulanmıştır dolayısıyla aşı birdir.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu konuda bu hadis esas delildir. Ahmed ve İshâk’da aynı kanaattedirler.

bölüm: 3

Ø bir veya iki sefr emmekle haramlık meydana gelmez

1150- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bir veya iki defa emmekle haramlık meydana gelmez.” (Müslim, Rada: 5; İbn Mâce, Nikah: 35)

ž Tirmîzî: Bu konuda Ümmül Fadl, Ebû Hüreyre, Zübeyr b. Avvam, İbn zübeyr’den de hadis rivâyet edilmiştir.

“Bir veya iki sefer emmek haramlık meydana getirmez” hadisini pek çok kimse Hişâm b. Urve’nin babasından ve Abdullah b. Zübeyr’den rivâyet etmişlerdir.

Muhammed b. Dinar bu hadisi Hişâm b. Urve’den, babasından, Abdullah b. Zübeyr’den rivâyet etmiştir.

Muhammed b. Dinar el Basrî bir rivâyetinde “Zübeyr”den ilavesi vardır ki bu rivâyet pek makbul değildir. Hadisçiler yanında makbul ve sahih kabul edilen rivâyet İbn ebî Müleyke’nin Abdullah b. Zübeyr ve Âişe’den rivâyetleridir.

Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir.

Muhammed’e bu hadis hakkında sordum şöyle dedi: Sahih olan rivâyet İbn-üz Zübeyr ve Âişe rivâyetleridir. Muhammed b. Dinar ve Zübeyr’i ilave etmiştir ki o rivâyet Hişam b. Urve’nin babasından ve Zübeyr’den demektir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonrakilerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar.

Âişe diyor ki: Kur’ân’da “Belli miktarda on emiş” indirilmişti sonra bunun beşinin hükmü kaldırılarak “Belli miktarda beş emiş” çevrildi durum bu şekilde iken Rasûlullah (s.a.v.) vefat etti. Bu hadisi bu şekilde bize İshâk b. Musa el Ensarî, Ma’n yoluyla Mâlik’den, Abdullah b. Ebû Bekir’den, Amre’den, Âişe’den rivâyet etmiştir. Peygamber (s.a.v.)’in bazı hanımları ve Âişe böylece fetva vermişlerdir. Şâfii ve İshâk’ta bu görüştedir.

Ahmed b. Hanbel: “Bir veya iki emmek haramlık meydana getirmez” hadisiyle uygulama yapar ve der ki: Her kim Âişe’nin “Belli miktarda beş emiş” hadisindeki sözüne uyarsa o görüş sağlamdır diyor ve bu konuda bir şeyler söylemeye cesaret edemiyor.

Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları; “Mideye inen azda olsa çok da olsa haram kılar” demektedirler. Sûfyân es Sevrî, Mâlik b. enes, Evzâî, Abdullah b. Mübarek, Vekî’ ve Küfeliler bu görüştedirler.

Abdullah b. ebî Müleyke; Abdullah b. Ubeydullah b. ebî Müleyke’dir. Künyesi Ebû Muhammed’dir. Abdullah, Taif’te kadılık yapmıştır.

İbn Cüreyc, İbn ebî Müleyke’nin şöyle söylediğini bize aktarır: “Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından otuz kadar kimseyle görüştüm.”

bölüm: 4

Ø süt emme konusunda tek bir kadının şâhidliği yeterlidir

1151- Ukbe b. Hâris (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. (Abdullah b. ebî Müleyke bu hadisi Ukbe’nin kendisinden de işittim fakat Ubeyd’in rivâyetini daha iyi kavramış bulunuyorum dedi) diyor ki: “Bir kadını kendime nikahlamıştım derken siyah bir kadın geldi ve ikinizi de emzirmiştim dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)’e geldim ve dedim ki: Filanın kızını kendime nikahladım derken siyah bir kadın gelerek ikinizi de emzirdim dedi o kadın yalancıdır dedim. Ukbe diyor ki: “Peygamber (s.a.v.) benden yüz çevirdi. Bu sefer yüzünü çevirdiği taraftan gelerek o kadın yalancıdır dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdular: “İkinizi de emzirdiğini iddia ettiği halde sen hala o kadınla nasıl karı koca olarak yaşarsın? Bırak onu!” (Buhârî, Şehâdet: 14; Ebû Dâvûd, Akdıye: 18)

ž Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ukbe b. Hâris hadisi hasen sahihtir. Pek çok kimse bu hadisi İbn ebî Müleyke’den Ukbe b. Hâris’den rivâyet ederek senedinde “Ubeyd ibn ebî Meryem’i” zikretmediler. “Bırak o kadını” da demediler. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar, emzirme konusunda bir kadının şâhidliğini yeterli görürler.

İbn Abbâs der ki: Emzirme konusunda tek bir kadının şâhidliği caiz ve geçerli olup o kadının bu konuda yemin etmesi istenir. Ahmed ve İshâk’ta aynı görüştedirler.

Bazı ilim adamları da derler ki: Tek kadının şâhidliği caiz ve yeterli olmaz birden fazla olması gerekir. Şâfii’de bu görüştedir.

Carûd’tan işittim; Vekî’nin şöyle söylediğini işittiğini söyledi: “Emzirme konusunda tek bir kadının şâhidliği adliye açısından geçerli değildir ama takva yönüyle o kimsenin o kadından ayrılması iyi olur.”

bölüm: 5

Ø emme işi iki yaşından aşağı olursa haramlık gerçekleşir

1152- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Süt emmenin haram kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşı olan iki yıldan önce emilmesi şeklinde olanıdır.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden pek çok ilim adamı uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Süt emme iki yaşın altında olursa haramlık gerçekleşir, iki seneden sonra olanı hiç kimseyi haram kılmaz.

bölüm: 6

Ø süt emziren kimsenin hakkı nasıl ödenebilir?

1153- Haccac b. Haccac el Eslemî (r.a.)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’e şöyle sormuştur: “Ey Allah’ın Rasûlü emzirme hakkını nasıl ödeyebilirim? Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Emziren kadına iyi bir köle ve cariye vermektir.” (Ebû Dâvûd, Nikah: 11; Nesâî, Nikah: 56)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “Emzirme hakkını nasıl ödeyebilirim” cümlesinin manası süt emziren kimsenin hakkı nasıl ödenebilir demektir. Rasûlullah (s.a.v.) buna cevap olarak “Süt emziren kadına bir köle ve cariye verirsen hakkını ödemiş olursun” buyurdular.

Ebût Tufeyl’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber (s.a.v.) ile birlikte oturmakta iken bir kadın çıkageldi. Peygamberimiz (s.a.v.) elbisesini yaydı o da oraya oturdu o kadın gidince şöyle denildi: “Bu kadın küçükken Rasûlullah (s.a.v.)’i emzirmişti.”

Yahya b. Saîd el Kattan, Hatîm b. İsmail ve başka pek çok kimse bu hadisi Hişâm b. Urve’den, babasından, Haccac b. Haccac’tan babasından bu şekilde rivâyet etmişlerdir.

Sûfyân b. Uyeyne’de Hişâm b. Urve’den babasından Haccac b. ebî Haccac’tan ve babasından rivâyet etmiştir. İbn Uyeyne hadisi pek makbul değildir. Sahih olan rivâyet onların Hişâm b. Urve ve babasından ki Hişâm b. Urve Ebûl Münzir diye künyelenir. Kendisi sahabeden Câbir b. Abdullah’a ve İbn Ömer’e ulaşmıştır. Fatıma bintil Münzir b. Zübeyr b. Avvam; Hişâm b. Urve’nin hanımıdır.

bölüm: 7

Ø evli olan bir cariye hürriyetine kavuşturulursa ne olur?

1154- Âişe (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Berire’nin kocası köle idi. Berire azâd edilip hürriyetine kavuşturulunca Rasûlullah (s.a.v.) onu serbest bıraktı o da kocasından ayrılmayı seçti. Kocası hür olsaydı Rasûlullah (s.a.v.) onu serbest bırakmazdı.” (Müslim, Itk: 2; Ebû Dâvûd, Talak: 18)

1155- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Berire’nin kocası hür idi, Rasûlullah (s.a.v.) hürriyetine kavuşturulan Berire’yi kocasına dönüp dönmemekte serbest bıraktı.” (Ebû Dâvûd, Talak: 18; Müslim, Itk: 2)

ž Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Hişâm babası vasıtasıyla Âişe’den şöyle rivâyet etmiştir. Âişe şöyle demiştir: “Berire’nin kocası köle idi.” İkrime İbn Abbâs’tan rivâyet ederek şöyle demiştir: “Berire’nin kocasını gördüm köle idi ve adı da Muğis” idi.

İbn Ömer’den de böylece rivâyet edilmiş olup bazı ilim adamlarının görüşü bu hadise göredir ve şöyle derler: “Hür bir kimsenin nikahı altındaki cariye hürriyetine kavuşturulursa ona seçme hakkı yoktur. kölenin nikahı altında olan bir cariye hürriyetine kavuşturulursa kocasına dönüp dönmemekte seçme hakkı vardır.” Şâfii, Ahmed ve İshâk’ta bu şekilde düşünürler.

A’meş’in, İbrahim’den, Esved’den, Âişe’den rivâyetine göre Âişe şöyle diyor: “Berire’nin kocası hür idi. Rasûlullah (s.a.v.), kocasına dönüp dönmemekte onu serbest bıraktı.”

Ebû Avâne bu hadisi A’meş’den, İbrahim’den, Esved’den ve Âişe’den rivâyet etmiş olup Esved diyor ki: “Onun kocası hür idi.” Tabiin ve daha sonraki dönemlerden ilim adamlarından bir kısmı uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Sûfyân es Sevrî ve Küfeliler bu görüştedirler.

1156- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyet edilmiştir: “Berire hürriyetine kavuşturulduğu gün onun kocası; Muğîre oğullarının siyah bir kölesi idi. Vallahi onu Medîne sokakları ve çevrelerinde hâlâ görür gibiyim göz yaşları sakallarını ıslatmakta Berire’nin kendisini seçmesi için memnun etmeye çalışmaktadır. Fakat Berire’de bunu yapmadı.” (Ebû Dâvûd, Talak: 18; Müslim, Itk: 2)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Saîd b. ebî Arûbe, Saîd b. Mıhran’dır. Ebû’n Nasr diye künyelenir.

bölüm: 8

Ø çocuk kimin yatağında bulunursa ona aittir

1157- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Çocuk döşek sahibinindir zina edene ise mahrumiyet vardır.” (Müslim, Rada; 10)

ž Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Osman, Âişe, Ebû Umâme, Amr b. Hârice, Abdullah b. Amr, Berâ b. Âzib ve Zeyd b. Erkâm’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar.

Zührî bu hadisi Saîd b. Müseyyeb’den, Ebû Seleme’den ve Ebû Hüreyre’den rivâyet etmiştir.

bölüm: 9

Ø bir kadını görüp hoşlanan erkek ne yapmalıdır?

1158- Câbir b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre: “Peygamber (s.a.v.) bir kadın görmüştü de hanımlarından Zeyneb’in yanına girerek ihtiyacını gördü ve çıkarak şöyle buyurdu: “Bir kadın gelirken bazen şeytan kılığında ve şeytanın göreviyle gelebilir. Sizden biriniz böyle bir kadın gördüğünde ondan hoşlanır ve gönlü onda kalırsa hemen hanımının yanına gelsin cinsel ilişkide bulunsun çünkü onda bulunanın aynısı bunda da vardır.” (Müslim, Nikah: 2; Ebû Dâvûd, Nikah: 43)

ž Tirmîzî: Bu konuda İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Câbir hadisi hasen sahih garibtir. Hişâm ed Destevaî; Hişâm b. Senber’dir.

bölüm: 10

Ø kocanın hanımı üzerindeki hakkı nedir?

1159- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İnsanlardan birisinin bir diğerine secde etmesini emredecek olsaydım kadının kocasına secde etmesini emrederdim.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu konuda Muâz b. Cebel, Suraka b. Mâlik b. Cu’şum, Âişe, İbn Abbâs, Abdullah b. ebî Evfâ, Talk b. Ali, Ümmü Seleme, Enes ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi bu şekliyle yani Muhammed b. Amr, Ebû Seleme ve Ebû Hüreyre rivâyeti olarak hasen garibtir.

1160- Talk b. Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Erkek bir ihtiyacı için hanımını çağırdığında tandır başında ekmek yapıyor bile olsa hemen o işini bırakıp kocasının yanına gelsin.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

1161- Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Hangi kadın kocası kendisinden razı olarak ölürse mutlaka Cennete girer.” (İbn Mâce: Nikah: 4)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

bölüm: 11

Ø hanımın kocası üzerindeki hakkı nedir?

1162- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Müminlerin iman bakımından en olgun olanları ahlak yönünden de en güzel olanlarıdır. Sizin iyileriniz kadınlarına iyi davrananlardır.” (Ebû Dâvûd, Sünnet: 15)

ž Tirmîzî: Bu konuda Âişe ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir.

1163- Süleyman b. Amr b. Ahvas (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: veda haccında Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte bulunan babam anlatmıştı. Allah’a hamd ederek söze başladı bazı hatırlatmalarda bulunarak va’zu nasihatte bulundu uzunca olan bu hadisin bir kısmında şöyle buyurdu: “Dikkat edin kadınlara karşı iyi davranmanızı tavsiye ederim, onlar size bağlılıkları ve yardımları yönünden esirler gibidir. Cinsel ilişki dışında onlardan fazla bir şey istemeyin, fazla yükler yüklemeyin. Ancak apaçık çirkin bir şey yaparlarsa o zaman onları yataklarında yalnız bırakın ve fazla olmamak şartıyla onları dövün. Size itaat ettikleri takdirde bahaneler arayarak onlara sıkıntı vermeyin. Dikkat edin sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız olduğu gibi onlarında sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlarınız üzerindeki hakkınız: Sevmediğiniz kimseleri evinize sokmamaları ve hoşlanmadığınız kimselerle konuşmamalarıdır. Dikkat edin sizin üzerinizde onların hakkı ise: Yedirmek ve giydirmek konusunda onlara iyi davranmanızdır.” (İbn Mâce: Nikah: 3; Ebû Dâvûd, Nikah: 40)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Hadiste geçen (Avanün ındeküm)’ün manası: Elinizin altındaki esirler gibidir demektir.

bölüm: 12

Ø kadınlara arkalarından (dübür) yaklaşmanın yasak oluşu

1164- Ali b. Talk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir bedevi Peygamber (s.a.v.)’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bizden biri çölde iken yellenir ve su da çok az olursa ne yapması gerekir? Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Sizden biriniz yellendiğinde hemen abdestini alsın, kadınlarınıza arkalarından yaklaşmayın, Allah hakkı söylemekten çekinmez.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 81)

ž Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Huzeyme b. Sabit, İbn Abbâs ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ali b. Talk hadisi hasendir.

Muhammed’den işittim diyordu ki: Bu tek bir hadisten başka Ali b. Talk’ın Rasûlullah (s.a.v.)’den rivâyetini bilmiyoruz. Yine bu hadis Ali b. Talk’a mı ait yoksa Talk İbn Ali es Suhaymî’nin midir onu da bilmiyoruz. Buhariye göre anlaşılan bu hadisi rivâyet eden sahabeden başka birisidir.

1165- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah, bir erkeğe veya kadına arkasından yaklaşan kimseye rahmet bakışıyla bakmaz.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

Bu hadisi Vekî’de rivâyet etmiştir.

1166- Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz yellendiğinde abdest alsın ve kadınlarınıza arkalarından yaklaşmayın.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 81)

ž Tirmîzî: Buradaki Ali, Ali b. Talk’tır.

bölüm: 13

Ø başka erkeklere süslenerek görünen kadınların durumu

1167- Sa’d’ın kızı Meymûne (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ailesi dışındaki kimselere süslenerek görünmeye çalışan kadının durumu kıyamet günü gerçekleşecek karanlıklar gibidir, ona hiçbir şekilde aydınlık yoktur.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadisi sadece Musa b. Ubeyde’nin hadisinden bilmekteyiz. Musa b. Ubeyde ise kendisi çok doğru bir kimse olmakla beraber hadis konusunda zayıf sayılmıştır.

Bazı râvîler bu hadisi merfu olmaksızın Musa b. Ubeyde’den rivâyet etmektedirler.

bölüm: 14

Ø kıskançlık nedir? mü’min kıskanç olur mu?

1168- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ta kıskanır, mü’min’de kıskanır. Allah’ın kıskanması mü’min’in haramları işlemesinden dolayıdır.” (Buhârî, Nikah: 108; Nesâî, Nikah: 16)

ž Tirmîzî: Bu konuda Âişe ve Abdullah b. Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen garibtir.

Yine bu hadis; Yahya b. ebî Kesir’den, Ebû Seleme’den, Urve’den, Esma binti ebî Bekir’den de rivâyet edilmiştir. Her iki rivâyet de sahihtir. Haccac es Savvaf, Haccac b. Ebû Osman’dır. Ebû Osman’ın ismi ise Meysere’dir. Haccac, Ebûs Salt künyesiyle bilinir. Yahya b. Saîd onun güvenilir bir kimse olduğunu söylemektedir.

Ebû Bekir el Attar, Ali b. el Medînî’nin bize şöyle dediğini aktarmıştır. Yahya b. Saîd el Kattan’a, Haccac es Savvaf’ı sorduğumda “Güvenilen zeki kabiliyetli bir kimsedir” dedi.

bölüm: 15

Ø bir kadın tek başına yolculuğa çıkamaz

1169- Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının yanında babası veya oğlu veya kocası veya kardeşi veya nikahlanması haram olan bir kimse olmaksızın üç gün veya daha fazla sürecek bir yolculuğa tek başına çıkması helal değildir.” (Müslim, Hac: 74)

ž Tirmîzî: Bu konuda Ebû Hüreyre, İbn Abbâs ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğu da rivâyet edilmiştir: “Bir kadın beraberinde nikahlanamayacağı kimselerden biri olmaksızın bir günlük ve gecelik yolculuğa çıkmasın.”

İlim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Yanında nikahlanması mümkün olmayan kimselerden biri bulunmaksızın yolculuk yapmasını hoş karşılamazlar. İlim adamları zengin olup mahremi olmayan bir kadını hacca gidip gidemeyeceği konusunda ayrı görüşler ortaya koymuşlardır. Bazı ilim adamları o kadına hac vâcib değildir. Çünkü Allah; “Kimin haccetme yoluna gücü yeterse” buyuruyor mahremi olmamak ta yolculuğun şartlarındandır. Bundan dolayı “Mahremi olmadığı için Beytullahın yoluna onun gücü yetmez” dediler. Sûfyân es Sevrî ve Küfeliler bu görüştedirler. Bazı ilim adamları da “Yol güvenliği varsa diğer hacca gidenlerle birlikte O’da yola çıkar.” Mâlik ve Şâfii bu görüştedir.

1170- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kadın bir günlük ve bir gecelik yola yanında bir mahremi (Nikahlanması mümkün olmayan bir erkek yakını) olmaksızın çıkmasın.” (Buhârî, Taksirus Salat: 4; Müslim, Hac: 74)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

bölüm: 16

Ø evlenilmesi mümkün olabilen kadınlarla beraber olmamak

1171- Ukbe b. Âmir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kadınlarla beraber olmamaya bakın!” Bunun üzerine Ensârdan bir adam: Ey Allah’ın Rasûlü dedi: “Kocanın babası ve oğullarından başka olan diğer akrabaların durumuna ne dersin? “Onlarla birlikte olmak ölüm gibi felakettir” buyurdular. (Buhârî, Nikah: 112; Müslim, Selam: 8)

ž Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Câbir ve Amr b. As’tan da hadis rivâyet edilmiştir.

Tirmîzî: Ukbe b. Âmir hadisi hasen sahihtir. Gerçekten kadınlarla birlikte olmanın hoş olmayışı Rasûlullah (s.a.v.)’in şu hadisine uygunluğundandır. “Bir erkek bir kadınla tek başına bir arada kalmasın üçüncüleri şeytandır.”

Hadiste geçen “El Hamv” kocanın kardeşi demektir. Bir kadının kocasının kardeşiyle bir arada kalması ölümden beter tehlikeler ortaya çıkarabilir. O yönden hoş görülmemiş daha tehlikelidir denmiştir.

bölüm: 17

Ø kadınlarla mahremi olmadan tek başına kalmamak

1172- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kocaları ve mahremleri yanında olmayan kadınlarla beraber olmayın. Çünkü şeytan damarlarınızdaki kan gibi sizi şaşırtmak için etrafınızda dolaşmaktadır. Biz de: “Bu durum senin için de geçerli midir?” dedik. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Benim için de durum aynıdır fakat Allah beni o şeytanın şerrinden korudu ve yardım etti, şeytan bana boyun eğdi.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis bu yönüyle garibtir. Bazı hadisçiler Mûcâlid b. Saîd’i hafızası yönünden tenkit ederler.

Ali b. Haşrem’den işittim şöyle diyordu: Sûfyân b. Uyeyne Rasûlullah (s.a.v.)’in: “Allah bana yardım etti, şeytan bana boyun eğdi” sözünü; “Ben ondan kurtulurum” şeklinde tefsir etmiştir. Çünkü “Şeytan asla Müslüman olmaz” demiştir.

Muğibat: Kocası yanında olmayan kadınlar demektir. Muğibe; kelimesinin çoğuludur.

bölüm: 18

Ø sokağa çıkan kadını şeytan ayartır mı?

1173- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kadın yabancılara görünmemesi gerekendir. Kadın bu sınırlamanın dışına çıkar ve sokağa dökülürse şeytan onu ayartıp doğru yoldan çıkarabilir.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

bölüm: 19

Ø kocasına eziyet eden kadına hurîler ne derler?

1174- Muâz b. Cebel (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kadın dünyada kocasına eziyet ederse Cennet’te ona eş olacak hurîler şöyle derler: Kahrolasıca kadın o erkeğe eziyet etme o senin yanında misafirdir, senin yanından ayrılıp bize gelecektir.” (İbn Mâce, Nikah: 62)

ž Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz. İsmail b. Ayyaş’ın Şamlılardan rivâyeti daha sahihtir. Onun Hicazlılardan ve Iraklılardan münker olan rivâyetleri vardır.